89. Hutbe
Peygamber hakkında şöyle buyurmuştur:
"Onu,
elçilerini gönderdikten bir zaman sonra, ümmetler uzun uykular ve büyük
fitneler içinde, işlerin darmadağın, savaş ateşinin tutuşmuş, dünya nurunun
kararmış, aldatışların apaçık olduğu bir çağda gönderdi. Dünyanın yaprağı
sararmış, meyvesinden ümit kesilmişti. Suyu çekilmiş, hidayet meşaleleri
yıpranmıştı. Azgınlık bayrakları dalgalanmaktaydı. Dünya, ehline karşı yüzünü
ekşitmiş, isteyene surat asmıştı. Meyvesi fitne, yemeği leş, içi korku, dışı
ise kılıçtı. Ey Allah'ın kullan ibret alın! Babalarınızın, kardeşlerinizin
rehin oldukları ve sorguya çekildikleri yaşamlarını hatırlayın. Ömrüm hakkı
için, aranıza asırlar girmemiş, üzerinden uzun yüz yıllar geçmemiştir. Bu gün
onların sulbünde bulunduğunuz günden uzak değilsiniz.
Allah'a andolsun, peygamberin onlara duyurduğu şeyleri, bu gün size ben
duyurmaktayım. Kulaklarınız onların kulağından daha zayıf değildir. Onlara
verilen gözler ve kalpler
bugün size de verilmiştir.
Allah'a andolsun, onların bilmedikleri şeyler size gösterilmedi.
Onların mahrum oldukları şeylere erdirilmediniz. Bela sanki yuları
çözülmüş, yük ipi gevşemiş bir deve gibi indi size. Aldananları
aldatan şeyler sizi de aldatmasın. O, belli bir zaman devam edecek, uzayıp
giden bir gölgedir."