69.   Hutbe

Hz Ali, Muaviye ve batıl Şam ordusuyla savaşmaktan çekinen ashabım kınayarak şöyle buyurmaktadır:

"Daha ne (zamana) kadar sırdan ağır yükler altında e-zilmiş genç develerle veya bir yanı dikilse öbür yanı sökü­len ve sürekli yırtılan eski elbiselerle idare edildiği gibi sizi idare edeceğim? Şam ordusundan bir bölük geldi mi siz­den her biriniz evinin kapısını kapatır, (keler) kertenkele ve sırtlan gibi deliğine-yuvasına gizlenir. Andolsun Allah'a ki yardım ettiğiniz kimse zelil olmuştur, sizinle (düşmana) ok atan kimse, ucu kırık, temrensiz ok atmıştır.

Allah'a andolsun ki sizler dinlenme alanlarında çok, ama bayraklar altında (savaş meydanlarında) oldukça azsınız.

Ben sizleri Islah edecek ve eğriliğiniz düzeltecek şeyi bi­liyorum, (siz zorla boyun eğdirebilirim.) Ama Allah'a andolsun ki nefsimi fesada-bozgunluğa düşürmek paha­sına sizi Islah etmeyi (uygun) görmüyorum. Allah yüzü­nüzü karartsın, nasibinizi azaltsın. Batılı tanıdığınız bildi­ğiniz gibi hakkı tanımıyor, bilmiyorsunuz. Hakkı batıl say­dığınız gibi, batılı iptal etmiyorsunuz.