4. Hutbe
Hz. Ali bu
hutbesini Talha ve Zübeyr'in öldürülmesinden sonra irad etmiştir.
"Karanlıklarda
doğru yolu bizimle buldunuz, üstünlüklere bizimle eriştiniz, akşam sonu
karanlıklarında bizimle sabah aydınlığına erdiniz. Sağır olsun apaçık öğüdü
duymayan kulak! Yüksek sesin sağır ettiği kulak, fısıltıyı nasıl duysun? (Allah
korkusundan) Boyuna çarpan titrek yürekler yatışsın/itminana ersin.
İşin sonunda haksızlığa
sapacağınızı bekliyor, üzerinizde hileciler ve aklanmışların özelliklerini
görüyordum. Niyetimin doğruluğu (gönül sefam) bana sizin gerçek halinizi
gösterdiği halde din perdesine büründüğünüz için bunun görmezlikten geldim.
Batıl yol üzerinde
toplandığınızda, sizin için hak yolun başında durdum. Her yana şaşkınca
bakıyordunuz, kılavuzunuz yoktu, kuyu kazıyordunuz su bulamıyordunuz. Bugün
artık beyan sahibinin konuşmayan/sessiz dilini konuşturuyorum. (Halimi beyan
eden bu sır dolu hutbeyi irad ediyorum) Bana muhalefet eden
kimselerin reyi/görüşü yerin dibine batsın!
Bana gösterildiğinden
beri hak konusunda şüpheye düşmedim. Musa nefsi için değil, cahillerin ve
sapık/batıl devletlerin hâkimiyetinden/galebesinden korkmuştu. Bugün
hak yolla batılın karşı karşıya geldiği yerde bir araya gelmiş bulunuyoruz.
Suya kavuşacağından emin olan kimse (bana itaat eden kimse) hiç susamaz (sapıklığa
düşmez.)"